Yeni Ekonomi Kavramı ( Dijital Ekonomi ) 2019
Genel 2 0

Yeni Ekonomi Kavramı ( Dijital Ekonomi )

Teknolojik  gelişmelerin  son  yıllarda  çok  hızlı  ilerlemesi  ve  özellikle

1990’larm başından itibaren her alanda pek çok yeni buluşun gerçekleşmesi ile birlikte ticari ve  gündelik hayata da etkileri kısa sürede egemen olmuştur. Bu teknolojik gelişmelerin başlıca tetikleyici unsuru, elektronik endüstrisinde devrim yaratan, fizik ve  matematik  gibi  temel  bilimlerin  s ınırlarının  zorlandığı  yeni  buluşlardır.  Bu buluşların     neticesinde, o    tarihlerde     hayal    bile edilemeyen  pek        çok     iş gerçekleştirilebilmiş   ve   bu   durum   insan   hayal   gücünün   sınırlarını   oldukça genişletmiştir.   Teknolojinin   bu   ölçüde   ilerlemesinin   başlıca   sebebi,   duyulan ihtiyaçların mevcut altyapı ve veriler ile giderilememesidir. Bilgisayarların keşfinden bu yana göstermiş oldukları gelişim, nihayetinde geleneksel yollarla tamamlanması binlerce yıl alabilecek hesaplamaların çok kısa zaman dilimleri içerisinde tamamlanabilmesini olanaklı kılmış, bu da yeni buluşların ve gelişmelerin önünü açmıştır. Eğer hesaplama işlemini bir “süreç” olarak ele alırsak, daha gelişmiş bilgisayarlar aynı işlemi öncekilere göre daha kısa sürelerde tamamlamakta, bu da “iş sürecini” kısaltmakta ve verimliliği arttırmaktadır.  Nihayetinde,  yeni  bir  teknolojik  gelişme,  diğer  pek  çok  gelişmenin kapısını  aralamakta  ve  döngü  bu  şekilde  giderek  artan  hızlarda  süregelmektedir. Günümüzde ulaştığımız teknolojik ve bilgi seviyesi, kısaca bu şekilde açıklanabilir.

Gelişen  teknoloji  kaçınılmaz  olarak  günlük  hayatı  ve  iş  hayatını  etkilemiş, teknolojinin   sunduğu   bu   yeni   olanakların   bir   sonucu   olarak   başlangıçta   bilimsel çalışmaların paylaşımı  amacıyla başlatılan ARPA projesinin bugünkü hali olan internet ortaya çıkmıştır.

“Yeni Ekonomi”  olarak  adlandırılan  kavram  günümüzde  herkes  tarafından anlaşılamamaktadır.  Bunun  başlıca  sebeplerini,    herkesin   aynı    düzeyde    yeni gelişmelerle  ilgilenememesi,  mesleki  uzmanlık  alanlarının  farklı  oluşu,  bilgi düzeyleri, tecrübe vs. gibi nedenlere bağlamak mümkündür. Yeni ekonomi kavramı ile ilgili olarak ortaya atıldığı günden buyana hem destekleyen hem de karşı çıkan pek çok görüş   ortaya      atılmıştır.   Cansen’e    göre    “yeni   ekonomi”nin     doğru          adı   “e- ekonomi”(Elektronik Ekonomi)’dir. Bu tanıma göre yeni ekonomi, elektronik olan her şeyi kapsamaktadır. Cansen “yeni ekonomi” kavramını yanıltıcı ve dağınık bir tanımlama ve adlandırma olarak  nitelemektedir.  Bunun  yerine “dijital ekonomi”  kavramını ön plana   çıkarmaktadır.   İsmin   çok       ince   bir   teknik   ayrıntıdan   doğduğu   ve dijitalleştirmenin  bir  tür  modülasyon  olduğunu,  bunun  da  zorlama  ve  kapsamı yetersiz  bir  isimlendirme  olacağını  belirtmektedir.  Tüm  bu  kavram  karmaşıklığını gidermek için de “bilişim ekonomisi” adını ortaya atmaktadır (Cansen,2000). Bu ad üç ögeyi içermektedir:

  • Bilgi (enformasyon)
  • İşleme (proses)
  • İletişim (komünikasyon)

Burada  ortaya  atılan  temel  görüş,  içinde  elektronik  olan  herşeyin  yeni ekonomi ile  ilişkilendirilemeyeceği, yeni ekonomi kavramının tam olarak anlamını ifade  edemediğidir.  Bu  noktada  geçmişe  ve  bugüne  bakarsak  yeni  ekonominin elektronik olan herşeyi kapsamadığı  sonucu çıkartılabilir. Fakat geçmişten bugüne kadarki gelişim süreçlerini doğru analiz ettiğimizde,  uzak olmayan bir gelecekte elektronik olan herşeyin yeni ekonomi kapsamına gireceği anlaşılabilir. Gerçekten de ortaya          çıkan   yeni              teknolojiler     ve                   buluşlar            ile    küreselleşmenin     getirdiği standardizasyon,  böyle  bir  eğilimin  olduğuna  en  iyi  işarettir.  Örneğin,  evlerde kullanılan  elektronik  bir  cihaz  olan  mikrodalga  fırın  ve  buzdolabını  bugün  için internetten kontrol edebilecek teknoloji mevcuttur.

Internetten sadece mevcut iş süreçleri etkilenmemiş, yepyeni iş modelleri ve bunlara  uygun  yeni  süreçler  gündeme  gelmiştir.  Elektronik  ortam  ile  insanlar, birbirleriyle  yüz  yüze   konuşarak  yaptıkları  birçok  işi  bilgisayarlara  bırakmış, geleneksel  yöntemlerle   gerçekleştirilmesi  zor   hatta  imkansız  girişimler   hayat bulmuştur.  “Elektronik  Veri Değişimi”  (EDI)  sayesinde  bilgisayarlar,  kendilerine belirli bir yazılımla önceden öğretildiği şekilde ve kullanıcıların istediği konularda, birbirleriyle otomatik olarak veri değiş tokuşu yapmakta, otomatik  olarak yollanan ve  alıcısına  ulaşan   verileri   yine   otomatik       olarak       değerlendirebilmektedirler. Böylelikle bilgi, onu kullanacak olanın eline adeta  hammaddeden ürüne dönüşmüş olarak ve gerekli son adıma kadar işlenmiş olarak geçebilmektedir.

Bugün, “yeni ekonomiyi” yeni kılan ise özellikle iletişim teknolojilerindeki büyük   patlamadır.  Bu  gelişme,   iş  yapma  hızını  süratlendirmekte,  üretkenliği arttırmakta  ve   önümüzdeki  yıllarda  daha  da  çok  artıracağı  yolunda  işaretler vermektedir.  Aynı  zamanda   girişimci  tipi  de  değişmekte,  teknik  formasyonlu müteşebbislere daha geniş olanaklar sunmaktadır (Atikkan,2000).

Yeni ekonomi ile ilgili tartışmalar sürerken, bu kavramın oldukça geniş bir alanı  tanımladığı çoğu zaman bilerek  veya bilmeyerek  ihmal edildiği ve  yapılan yorumların tam olarak gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durum, elde işlenmesi gereken oldukça fazla miktarda bilginin bulunmasından ileri gelmektedir. Gerçekte yeni ekonomi, bildiğimiz geleneksel ekonominin temel öğelerini (satış ve pazarlama, iletişim,  reklam vs.) kullanmakla birlikte,  bu öğelerin  kullanılış  şekli ve iletişim altyapısını öyle etkilemiştir ki, yeni teknolojilerin sunduğu imkanları en iyi şekilde kullanan geleneksel firmalar, başta maliyetleri düşürerek, alternatif iletişim, satış ve pazarlama kanalları açarak, daha iyi müşteri tatmini sağlayarak, sunduğu hizmetleri müşterilerinin daha kolay ve hızlı erişmelerini sağlayarak ve daha pek çok özelliğini kullanarak çok ciddi bir rekabet avantajı sağlamışlardır.

Artan rekabet baskısı ve değişen ekonomik koşullar satış baskısıyla beraber daha hızlı karar  almayı gerektirmiş ve diğer firmaları da oldukça hızlı bir biçimde iletişim ve elektronik teknolojilerinin sunduğu imkanları kullanmaya sevk etmiştir.

Sonuçta,  kuruluşların  çok  büyük  bir  bölümü  bir  şekilde  bu  teknolojileri kullanmaya  başlamışlardır. Bu noktada çokça karıştırılan “Yeni Ekonomi” kavramı devreye girmekte ve  teknolojiyi kullanma ölçüsünde sadece e-posta adresi olan ve bir  internet  sitesine  sahip  firmalar  ile  bunları  tamamen  benimseyen,  mevcut  iş süreçlerini  daha  verimli  hale  getirmek  için  aktif   olarak  yeni  teknolojilerden yararlanan, karar mekanizmalarını ve iş süreçlerini hızlandırabilen ve  nihayetinde katma   değer    sağlayan    firmaları    birbirinden    ayırmaktadır.    “Yeni    Ekonomi”, beraberinde   “Yeni   Stratejiler”   ve   “Yeni   Yöntemler”   kaçınılmaz   bir   biçimde getirmiştir. Bugün yeni bir ürünü gazete veya TV reklamları ile tanıtmak ile internet platformunda  tanıtmak,   her  iki  seçeneğin  içerdiği  kısıtlamalar  (süre,  maliyet, etkileşim,boyut vs.) ve kullanım şekilleri nedeniyle aynı değildir. Yine aynı şekilde bir ürünün (bu bir finansal hizmet de olabilir) geleneksel yollarla satışını yaparken karşılaşılan maliyet ve etkileşim, aynı ürünü alternatif iletişim kanalları  (internet, mobil telefonlar,     dijital   televizyonlar,  bankamatikler)       ile   satışa    sunarken karşılaşılandan  oldukça  farklı  olabilmektedir.  Bu  noktada,  bankamatiklerin  ve internetin maliyetleri dramatik bir şekilde aşağı çektiği aşikardır.

Dijital ekonominin önemine istinaden Nicholas Negroponte, bilgi literatürüne “bit-atom”   ikilisini  önermektedir.  Negroponte’a  göre  sanayi  devriminin  hedefi atomlardı   (Negroponte,1995).   Atom;    kütlesi,   hacmi   olan bir    şeydir.    Sanayi toplumunun ürünü olan madde atomlardan oluşur. Atomlar sanayi toplumunu, bit’ler (bilginin  saklandığı en küçük sayısal eleman) bilgi toplumunu simgeler. Bilginin en küçük birimi olan bit (1/8 byte), maddenin en küçük birimi olan atomun kar şılığıdır. Geleceğin dijital dünyasında bit’ler, atomlardan daha önemli hale gelecektir. Gümrük duvarı, siyasi sınır veya sansür tanımayan bitlerin egemen olduğu dijital dünyada, pek çok kavram değişmek zorunda kalacaktır.

Bu söylemde Negroponte, bit’lerin atomlardan daha önemli hale geleceği teziyle gerçekte    atomların     (geleneksel   üretim   ekonomisinin)  önemini     yitireceğini söylememekte,  fakat  bilginin  paylaşımının  (bit’ler)  çok  önemli  bir  unsur  olacağını savunmaktadır. Gerçektende gelişim evrelerine baktığımızda iletişimin öneminin giderek arttığını,  bu durumun  bilgi  paylaşımının  kolaylaşması ve hızlanmasının  bir sonucu olarak, üretimin bir sır olmaktan çıkmaya başladığını, öyle ki tehlikeli silahların ve hatta atom bombasının bile nasıl yapılacağını internetten öğrenilebildiği bir dünyada, asıl bilgiye sahip olmanın daha önemli bir nitelik taşımaya başladığı izlenimi doğmaktadır.

Geleneksel ekonomik sistemde bilgi ve sermaye akışı fizikseldir. Nakit para, çekler, faturalar, birebir görüşmeler, posta ile pazarlama, fax gibi. Dijital ekonomide ise, bilgi ve bilginin tüm formları dijital olarak taşınabilmektedir; sanal para (kentkart, akbil, bankamatik ve kredi kartları, sanal alışveriş kartları), e-posta, online sunumlar, online bankacılık,  elektronik  çekler  vs.  Dijitalleşme,  verilerin  fiziki  olarak  elektronik  bir sistem  üzerinde  sanal  bir  ortamda  stoklanmasını,   ışık  hızına   yakın   bir  hızda aktarılabilmesini  ifade  eden  süreçtir.  Dolayısıyla  yeni  ekonomi,  silikon,  yani bilgisayar  ve  bilgisayar  ağları  üzerinde  kurulmuş  bir  oluşumdur.  Endüstrileşmiş dünyada endüstriyel üretimin önemli bir bölümü dijital ortamda, bilgisayar kontrolü ile gerçekleşmektedir.

Kısaca; dijital teknoloji hemen her alanı etkilemekte, dijitalleşme sayesinde bilginin  saklanması ve aktarımı ucuzlamaktadır.  Teknolojinin sunduğu imkanları, mevcut iş süreçlerinde  verimliliği arttırmak (daha iyi pazarlama, daha iyi müşteri

ilişkileri yönetimi, daha iyi tanıtım, daha hızlı karar alma, daha hızlı ve ucuz iletişim kurma vs. gibi)  amacıyla kullanan firma, kurum ve organizasyonlar ile, bu imkanlar ı daha      önce           gerçekleştirilmesi           zor           ve ya    maliyet li                    hatta            imkansız    işlerin gerçekleştirilmesi   için  kullanan  girişimler   “Yeni  Ekonomi”   düzenini  temsil etmektedirler.  Buradan  da  açıkça  anlaşılacağı  gibi,  eskiden  de  varolan  geleneksel kuruluşlar,  gelecekte  de   varolabilmek  veya  küçülmemek,  yeni  koşullara  adapte olabilmek için teknolojinin sunduğu  rekabetçi imkanları kullandıkları ölçüde “Yeni Ekonomi”nin birer unsuru olacaklardır.

{admin}

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir